BİT, Belediye İktisadi Teşekkülleri demek. Bu kısaltmayı kim bulduysa çok mübarek bir insan.

Belediyeler, özelliklere büyükşehir belediyeleri kendine bağlı olmak kaydıyla yarı özerk teşekküller kurma hakkına sahiptirler.

Bir zamanlar devlet içinde devlet haline bürünen KİT(Kamu iktisadi Teşekkül)ler özelleştirilerek devletin sırtında kambur olmaktan çıkarılmıştır. Lakin belediyelere tanınan yetkiyle kurulan BİT’ler(Belediye İktisadi Teşekkülleri) ise zamanla kötü niyetli belediye başkanları tarafından belediyenin kanını emen ve soygun düzeninin kaynağı haline gelmişlerdir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin en büyük BİT’i ise Anfa. İsminden müteşekkil olduğu gibi bit denen canlı nasıl insanın kanını emerse belediye bitleri de belediyenin kanını emen kurumlara dönüşmüş.

Geçen yazımızda otoparklar üzerinden Ankara’nın kanını tekrar emmeye kalkan Anfa, yıllardır da Ankara da yapılan hafriyat ve moloz yığınlarından kan emmeye devam ediyor.

Aslında olayın oluş şekli otopark sistemi ile aynı. ABB hafriyat  sahalarının işletilmesi işini  14.07.2014 tarih ve 1213  sayılı alınan karar ile 29 yıllığına ihaleye çıkarır ve Allah’ın işine bak her zaman ki gibi işi Anfa alır.

Anfa işi hemen taşere eder. Çok enteresandır adı sanı duyulmamış Nisbet Hafriyat denen firma ise işi taşeron olarak üstlenir.

Rutin, meclis kararlarına uygun, şaibesiz gözüken bir sistem. Lakin minareyi çalan kılıfını da hazırlıyor. Seviyorum bu atasözlerimizi.

Tabi bu arada hafriyat sahaları ise aylık 30 bin toplamda ise 360 bin Tl karşılığında 29 yıllığına verilmiştir. Ama bu hafriyat sahalarının hep adı vardır kendi yoktur.

Hafriyattaki  vurgun ise şurada ortaya çıkar. Ankara’nın merkez ilçelerini baz alırsak bu ilçeler de yılda 1000 civarı inşaat ruhsatı verilmektedir. Toplamda ise ortalama bir inşaattan yaklaşık 1500 m3 hafriyat çıktığı hesap edildiğinde bir milyon 500 bin m3 demektir. Sadece büyük 20 ilçemizi hesap edersek bu da yaklaşık 30 milyon m3 demektir. Bununda m3 fiyatı olan 8 Tl ile çarptığımızda ise yıllık 240 milyona tekabül etmektedir. Daha bu hesabın içerisinde küçük ilçeler ve tadilattan kaynaklı çıkan moloz ve hafriyatın hesabı bile yoktur.

Şimdi buradaki vurgun miktarını siz düşünün. ABB 360 bin Tl kira alıyor Anfa ve taşeronu 240 milyon alıyor. Bu paranın karşılığında Anfa oturup ellerini ovuştururken, Nispet ise yeşil renginin altında çift kabin araçlar, mafya bozuntusu elemanlarla müteahhitlere çok büyük hizmetler vermekte.

New York’tan sonra dünyanın en borçlu belediyesi olan “Bir Avrupa Şehri Ankara” defalarca borcu hazine tarafından silinmesine rağmen bakın nasıl soyuluyor, hesap bu kadar basit. 240 milyona karşı kasaya giren 360 bin.

İşte bu işler tweet hesabından ayet veya hadis yayınlamakla olmuyor sevgili başgan. Müminlerin kardeş olduğunu tweetlerinde yazıyorsun ama Müslümanın malının ortak olduğunu ve Beyt’ül Mal’a dokunmanın cehennemlik olduğunu hiç yazmıyorsun.

Belediye büyük bir borç batağında yüzerken en karlı belediye kuruluşu olan Aski’nin önümüzdeki seneye olabilecek tahmini gelirlerini bile teminat gösterirken hiç Allah’tan korkmayanlar, Ankara için hayallerim var bana bir 5 yıl daha verin diyemez.

Neyse ki, İstanbul’la Düzce gitti darısı Ankara’ya  olsun diyelim.

Diğer yazımızda büyük BİT’imiz Anfa, peyzaj işleriyle Ankara’yı nasıl yeşillendiriyor, kırmızı çiçekleri nasıl dikiyor, ağaçları nasıl suluyor, ona bakalım.