İşte İnanç Yılan'ın adrese teslim niteliğindeki o ilginç analizi:

Suikast, Askeri Darbe ve Sıkıyönetim...

“Amerika Birleşik Devletlerinde neden darbe olmaz biliyor musunuz? Çünkü orada ABD Büyükelçiliği yoktur”

Güney Amerika’da meşhur bir siyasi hicivdir bu. Bugün sosyal medyada gezen şu fotoğrafı görünce hemen aklıma geldi. Resim içinde pek çok mesaj barındırıyor. Peki hedef ne?

Fotoğraf Beyaz Ev’de (White House) çekilmiştir. Nedense bizdekiler ısrarla Beyaz Saray der ama aslı evdir. Neyse, ister ev olsun ister saray sonuçta bahçesindeki tören, dönemin başbakanı Nihat Erim’i karşılayan ABD’nin 37. Başkanı Richard Nixon’un ev sahipliğinde düzenleniyor. İşin ilginç tarafı Nihat Erim seçim kazanmadan, Askerin atamasıyla meclis üstü hükümeti kurarak ABD ziyaretini yapıyordu (19-Mart-1972)

İyide şimdi 19 mart değil, yıl dönümü yok, anma programı falan fişman söz konusu değilken nerden çıktı bu resim? Nihat Erim’e biraz yakın plan bakarsak ip uçları çıkacak gibi...

1971 Askeri Muhtırasının ardından CHP’den ayrılması şartıyla hükümeti kurmakla (26-Mart-1971) görevlendirildi. Askerin güdümünde kurduğu ilk Hükümet başarılı olamayınca 3 Aralık 1971’de istifa etti. Lakin Asker ve elitlerin baskısıyla yeniden seçimsiz ve meclis üstü hükümeti bir daha kurmayı deneyecek, kısa zaman sonra bu da hüsranla sonuçlanacaktı. (22-Mayıs.1972).

Fakat fotoğrafın arkasında ki ikinci sır daha önemli... Nihat Erim’in Dev-Sol taşeronluğunda düzenlenen suikastla (19-Temmuz-1980) öldürülmesinden yaklaşık  2 ay sonra 12 Eylül 1980 askeri darbesi ve hemen peşinden sıkıyönetim geliyordu.

Vay vay vay... 15 Temmuz askeri kalkışması sonrası ilan edilen mecburi OHAL, peşi sıra gelen intihar saldırıları, Suriye’de süregelen Fırat Kalkanı Harekatı ve ne idüğü belirsiz İncirlik Üssü ile içinde ki Amerikan Kuvvetleri tartışılırken ortaya çıkan bu resim giderek gerçek öyküsünü anlatır gibi oluyor... Nasıl mı?

Diyor ki;

İncirlik Üssünü tartışmayı bırak, Suriye’yi ve bütün kazanımlarını terk et, Rusya ve İran’la oturduğun masadan kalk ve derhal ABD’ne gelip biatını tamamla, elbette bu arada da Sıkı Yönetim ilan et ki, cümle alem ülkeyi yönetemediğini görsün. Böylece meşrutiyetin tartışmağa açık olsun ve seni mümkünse devirmek için bahanemşz olsun, yerine birde kukla atadık mı, oh-h yeme yanında yat.

Biz de Biliyoruz ki;

FETÖ ve ABD güdümündeki ODA TV benzeri yayın organlarında bir dönem çokça dillendirilen, CIA-MOSSAD-MI5 ve benzeri gizli servislerce beslenen Stratejik Düşünce Kuruluşlarınca tezgahlanan “NATO, üyesi ülkelerde iç karışıklık durumunda müdahale seçeneğine sahiptir” provokasyonuyla epey örtüşür bir dilde kazandı bu resimle yaşananlar.

Peki Erdoğan bu oyuna gelir mi? Bence gelmez ama son dönem intihar saldırılarını okumamızda işimizi kolaylaştırdı diyebiliriz bu resim. Sıkı Yönetim seçeneğinin masada olmadığını herkes adı gibi bilirken, neye zorlandığımızı ve nasıl bir algı operasyonuna maruz kaldığımızı da herkesin görmesi gerekir.

Diken, ODA TV, Bugün, T24 ve diğerleri heyecanla provokasyonlara ara vermeyip, CHP yönetimi nereye sürüklendiklerinden habersiz yollarına devam etse de, memleketin dört bir yanında intihar saldırılarıyla halk terörize edilmeğe uğraşılsa da, son söz olarak diyoruz ki;

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var,

Ulusum korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

“Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar?

 

NOT : Başkan Richard Nixon, muhalefetteki Demokrat Parti merkezine hırsızlar marifetiyle dinleme cihazları yerleştirmeğe kalkmış, ancak bu girişim hırsızların binaya girerken yakalanmasıyla ulusal krize dönüşmüştür. Tarihe olayın gerçekleştiği binanın adıyla Watergate Skandalı olarak geçen bu olaydan sonra da istifa ederek, ABD tarihinde istifa eden ilk ve günümüze kadar da tek başkan olmuştur.

Richard Nixon’un kariyerini bitiren skandaldan yola çıkacak olursak acaba diyorum; “Seni dinliyoruz, en yakınında kulağımız olan birileri var” mesajı da başka bir köşesinde mi gizli bu resmin...