Ülkemiz zor ve kritik bir dönemden geçiyor. Şer ittifakları dört bir koldan sinsice kurgulanmış senaryolarla, kahpelikle saldırıyorlar. İç siyasette ise birbirini yeme telaşı...

Tam bunları düşünürken Sn. Süleyman Demirel in şu sözü geldi aklıma; "Birbirimizi yemeyelim. Birbirimizi yiyerek karnımızı doyuramayız."(1969)

İçimizdeki kuraklık bir türlü bitemedi. Birbirimizi yemek özel hobimiz adeta milli hastalığımız sataşma, haksız eleştiri, belden aşağı vurmalar...

Özenle seçilmiş sancılarla ülke gündemi gereksiz yere işgal edilmekte asıl konuya bir türlü gelemiyoruz. İşsizlik, durgun piyasa, dolar altın almış başını gitmiş. Her gün bir kadın cinayeti, şiddet, taciz vb.

Karanlık raflardan pompalanan Belge açar yalanlar, Belge savar gerçeklerle yüzleşti. Yanlışlıklar ormanında doğruların kıyımları yapıldı. Varsayımlar, asılsız belgeler, çarpıtmalı nice eleştiriler...

Hakareti marifet saymış zihinler tarafından özümüze, geçmişimize kurşun sıkılmaktadır. Oysa bunlar bize neler kaybettirdi ve neler kaybettirecek...

Hısımın desteği olmadan Hasmın hücumlarıyla ayrı ayrı sillelerle sarsılmazdık elbette..

İçimizden bıçaklanıyoruz adeta. Vatan lehine değil de aleyhte çalışan düzenbazlar düzen bozmakta...

Kimin kınından çıktınız,
Kimin kanını içmektesiniz?
Kimin bozuk, donuk kanındansınız?
Kimin yüzsüz iradesi?
Kimin arsız yüzüsünüz?
Kimin kuyusunu 
Kim bilir kaçıncı kez kazmaktasınız?
Kimin yanında Kimin karşısındasınız?
Kim bilir  hangi kötülüğün hizmetkârısınız?

Olduğunuz o YANDA yaptığınız YANCILIK ve YALANCILIKLA kimin karşısındasınız...

Atalarımızı var eden, onları anlamlı kılan şey bugünkü hayata yaptıkları katkılarıydı. Vatanını seven insanını sever, bayrağını, kimliğini sancağını, ordusunu, devletini canından aziz bilip korur kollar gözetir ve geleceğe yatırımlar yapar.

Siyasilerin halkın gözünde muteber olmaları, uzlaşmacı, görüş farklılıklarına toleranslı, risk almaktan korkmayan ve hatalarının bilincinde olan, yardımsever nitelikleri taşıyan vasıflara sahip olmaları gerekir. Her şeyi değil, kendini bilen, haddini bilen, kadrini bilen, diline hâkim olabilen siyasilere ihtiyacımız var.

Memleket yararı söz konusu olduğunda el ele,yürek yüreğe verilip ortak hareket edilmelidir. Bu siyasilerin kendilerini o makama taşıyan halkına vefa borcudur.