Rus Çarının Kafkasya’da yayılma stratejisi 1801’de Rusya’nın bir parçası olarak Gürcistan Hıristiyan Krallığı’nın kurma çalışması ile başlar. Gürcistan’ın Rusya tarafından savunulması demek, Tiflis-Vladikafkas yolunun kontrol altına alınması yani bu yolun iki tarafında yaşayan Çeçenler, İnguşlar, Dağistanlılar ve Çerkezler gibi Müslüman grupların yaşadığı dağlık kesimlerin kontrol altına alınması demekti. En büyük düşman, bölgeye 1832-1859 arasında hâkim olan Şeyh Şamil idi. Kırım Savaşı (1853-1856) öncesinde uzun süre beklenen Osmanlı müdahalesi de gelmeyince, moral çöküş ile birlikte Şamil’in de 1859’da teslim olmasına neden oldu. Kuzey Kafkasya’da direniş, Adygei’nin liderliğinde 1864’e kadar sürdü. Birinci Dünya Savaşı başladığında, Arapların İngilizlere ve Ermenilerin Ruslara daha fazla yanaşmaları, Osmanlı yönetiminde iktidarda olan İttihatçıların Türkçü kanadının önem kazanmasına, Osmanlı Devleti’nin ilgisinin Kafkasya ve Orta Asya üzerinde iyice yoğunlaşmasına ve siyasette de “Turancı” politikalar takip etmelerine neden olmuştur.

(1) ÇEÇENİSTAN:

İlk Çeçen-Rus Savaşı (1994-1996)

Sovyetlerin yıkılmasından sonra Çeçen savaşları (1994-1996 ve 1999) Kafkasya’daki en feci, yıkıcı ve acımasız çatışmalara sahne oldu. Ruslar, başlangıçta bir kaç günde düzeni sağlayacaklarını düşünmüştü ama savaşlar 100 binden fazla kişinin ölümüne ve başkent Grozny’nin tamamen imha olmasına yol açtı. Durum bugün de tamamen sakinleşmemiştir, çatışmaların doğası değişmiştir ama ayaklanma potansiyeli yeniden başlamak doğru nesili beklemektedir. Savaş medyada gösterildiği gibi sadece Ruslar ve isyancılar arasında değildir, oldukça karmaşıktır. Durumu anlamak için öncelikle 1944 yılına geri gitmek gerekiyor. Çeçenler sürgüne gönderilirken yaşanan travma, sosyal yapı (teipler) üzerinde de etkiler yaptı. 1957’de Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (ÖSSC) kurulduğunda merkezin seçtiği bir Rus lider tarafından yönetilmeye başlandı. Ancak, 1989’da Doku Zavgayev ilk Çeçen başkan oldu. Moskova, bağımsız gazete ve dergi çıkarılmasına, 1990’da Komünist Parti dışında siyasi partiler kurulmasına müsaade etti. İki önemli parti Zelimhan Yandarbiyev’in lideri olduğu Vaynah Demokratik Partisi ile Dokhar Dudayev’in liderliğindeki Çeçen Milli Kongresi idi. Tümgeneral Dudayev, Sovyetler Birliği’nde üst düzey konuma ulaşmış bir kaç Çeçen’den biriydi. Önemsiz bir teip’ten (Yalkhoro) geldiği için Kongre, onun diğer teipleri domine etmesinden korkmamıştı. Ancak, Kasım 1990’da başkan seçilmesinden bir kaç gün sonra Çeçenistan’ın bağımsızlığını istedi. Büyük halk desteği alan Duadayev, İnguş halkını siyasi gelişmelerin dışında tutarken, Kuzey Kafkasya ulusları ile yakınlaştı ve onlara 1920-1924 yılları arasında var olan Dağlık Cumhuriyeti tekrar kurmayı önerdi.

19 Ağustos 1991’de Moskova’da Gorbaçov’a karşı yapılan darbede Dudayev, darbecileri suçlayınca Yeltsin’in desteğini kazanmıştı. 6 Eylül 1991’de Çeçen-İnguş ÖSSC dağıldı ve 27 Ekim 1991’de Dudayev geçici konseyin başkanı seçildi. Altı gün sonra Çeçen Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilan etti. Bu durum Moskova kadar, Kongre’de temsil edilmeyen İnguşların da tepkisini çekti. İnguş-Çeçen problemi, 4 Haziran 1992’de kurulan İnguş Cumhuriyeti’nin Rusya Federasyonu’nun parçası olarak kalması ile çözüldü. Ama Yeltsin, Çeçenistan’ın bağımsızlığını tanımadı. Olağan üstü durum ilan etti ve asker göndererek Dudayev’in tutuklanmasını istedi. Ancak Dudayev’in oluşturduğu birlikler havaalanını işgal etti, Rus İçişleri Bakanlığı birliklerini çıkarttı. Duma ise olağanüstü hal kararını erteledi. Bunun üzerine Rus birlikleri Çeçenistan’dan çıkarıldı ve Çeçenistan’a karşı ekonomik abluka uygulanmaya başlandı. Sonraki aylarda Dudayev, Çeçen devletini geliştirirken ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. 1992’de Gürcistan, Çeçenistan sınırını kapattı. Çeçenistan’ın kendi içinde Rusya’nın desteklediği muhalefet ile de çatışma başladı. Eylül 1994’de Ruslar muhalefete güçlü askeri destek verdiler.

Resim 1: Çeçen Liderler; Aslan Meşhadov ve Şamil Basayev

 

11 Eylül 1994 sabahı Çeçenistan’da batı, kuzey ve doğudan Rus işgali başladı. Rusların amacı, başkent Grozny’i ele geçirmek ve güneyden çekilecek isyancı kuvvetlerin dağlara çekilmesini sağlayarak orada elimine etmekti. Çeçenlerin beklenmeyen direnişi karşısında Grozny’ye ulaşmak iki saat yerine iki hafta sürdü. Ruslar, piyade koruması olmadan tank kullanıyordu ve küçük Çeçen grupları onları kolayca avlıyordu. Bunun üzerine Ruslar, ağır topçu ve savaş uçakları ile aylarca bombalayarak pek çok asker ve sivil kaybına neden oldular. 30 Temmuz 1995’deki askeri anlaşma sonrası Çeçen direnişçiler dağlık bölgelere gitme imkânı buldular ve böylece tüm Çeçenistan’a yayıldılar. Mart 1996’da yeni bir saldırı başlattılar ancak Yeltsin, Nisan ayında birlikleri çekerek, barış görüşmelerini başlattı. Barış görüşmeleri yapılırken, savaş da devam ediyordu. Dudayev, 16 Nisan 1996’da bir helikopter saldırısı ile öldürüldü. Onun yerini Vaynah Partisi lideri Yandarbiyev aldı ve direniş hükümetinin lideri oldu. 6 Ağustos 1996’da İslamcı İsmail Basayev, 1500 savaşçı ile bir hafta içinde Grozny’i geri aldı. Yeltsin, General Lebed’i özel elçisi yaparak Çeçenistan’a gönderdi ve barış görüşmeleri tekrar başladı. Çeçen tarafının temsilcisi Aslan Meşhadov oldu. Rusların kurduğu Çeçen hükümetinin lideri Zavgayev bu görüşmelere alınmadı. 23 Ağustos 1996’da ateşkes yürürlüğe girdi ve Kasavyurt Anlaşması ile Çeçenistan’a de facto (fiili) özerklik verildi.  Aralık 1996’da Rus birlikleri Çeçenistan’dan çekildi ve Şubat 1997’de Aslan Meşhadov, Cumhuriyetin ilk başkanı oldu.

İkinci Çeçen-Rus Savaşı (1999)

Ağustos-Eylül 1999’da bir kaç yüz silahlı adam Çeçenistan’dan Dağıstan’a geçerek bağımsız Dağıstan’ı kurmak için silahlı direniş başlattı. Saldırılar Moskova ve Rostov Oblastı içinde de olunca Ruslar, Dağıstan ve Çeçenistan arasında bir güvenlik bölgesi kurdular. 23 Eylül 1999’da başlayan hava saldırıları ile birlikte İkinci Çeçen Savaşı başlamış oldu. Başbakan Putin, Maşkadov’un ve parlamentosunun yasal olmadığını ilan etti. Bir kaç hafta içinde Rus birlikleri Çeçenistan’ın yarısını işgal etti ve Grozny’i ablukaya alındı. Aralık 1999’dan itibaren tüm halkı hedef alan bombardıman neticesi Grozny’deki 300 bin nüfustan geriye bölgede 15-50 bin kişi kaldı. Bir kaç hafta sonra Rus birlikleri şehri bölüm bölüm ele geçirmeye başladı. Şubat 2000’de Rus birlikleri başkent Grozny’i ele geçirdi ve şehrin büyük çoğunluğu tahrip oldu. Direnişçiler dağlara çekilerek gerilla harekâtına başladı. Mayıs 2000’de ise Putin, Çeçenistan’ın Moskova’dan doğrudan yönetileceğini açıkladı. Haziran 2000’de Çeçenistan yönetiminin başına Rusya’ya sadık Ahmet Kadirov atandı. Rus birlikleri dağlarda çok zayiat verince, Putin Bahar 2002’de savaşın bittiğini ilan etti. Ruslar, Çeçenistan’ın çoğunu işgal edememişti, işgal ettikleri yerlerde de gerçek bir kontrol sağlayamamışlardı.

Mart 2003’de yapılan referandum ile yeni anayasa kabul edildi ve Çeçenistan, Rusya’nın parçası oldu. Ekim 2003’de Ahmet Kadirov başkan seçildi. Ancak, Mayıs 2004’de Grozny’de gerçekleşen bir bombalama sonucu öldürüldü. Mart 2006’da Ahmet Kadirov’un oğlu Ramazan Kadirov yeni başbakan seçildi. Çeçenistan’ın yeniden inşasına milyonlarca dolar harcandı ama çok gelişme olmadı.  Çeçenistan’ın başına getirilen Ramazan Kadirov, demir bir diktatörlük kurdu. Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri içinde Çeçenistan’ın güvenlik güçleri farklı bir konumdadır. Büyük ölçüde yerli vatandaşlardan (genellikle eski savaşçılar) Sever, Yug ve Terek Taburları terörle mücadelede doğrudan Çeçen başkanına bağlıdır. Dağıstan’da şiddet Çeçenistan’dan daha fazla olmasına rağmen, siyasi rejim daha açıktır ve yaşayanlar daha özgürdür. Çeçenistan’dan farklı olarak Dağıstan’da siyasi bir muhalefet, çok az da olsa basın özgürlüğü vardır. Yerel ve federal FSB üyeleri, İçişleri Bakanlığı ajanları ile birlikte hemen her gün bölgenin farklı yerlerinde terörle mücadele operasyonları düzenlerler.

2000’li Yıllarda Çeçenistan

İlk Çeçen Savaşı 1994-1996 yılları arasında oldu ve Kasavyurt Anlaşması ile sonlandı. Anlaşmaya göre Rusya, İçkerya Çeçen Cumhuriyeti’ni tanıyordu ama statüsü konusundaki görüşmeler 2001 yılına bırakılmıştı[1]. Bu da cumhuriyetin esas olarak hala Rusya Federasyonu’nun parçası olduğu anlamına geliyordu. Savaşın Çeçen komutanı eski Sovyet hava generali Dokhar Dudayev, 1996 yılında Rus istihbaratı tarafından telefon sinyallerinden yeri tespit edilerek, füze ile öldürüldü. Bu saldırı muhalif Çeçen liderlerine suikast sürecini başlattı. Duadayev’in yerini alan Aslan Meşhadov, 2005 yılında öldürülene kadar direnişe liderlik etti. Savaş, milliyetçi ve ayrılıkçı bir karakterde idi. İslam, direnişte önemli bir ideolojik rol oynasa da, İslamcı cihat henüz onları birleştirmiyordu. Çeçen İslam kimliği ılımlı Sufizm üzerine kurulu idi ve daha radikal İslam’a karşıydılar[2]. Bu durum ilk savaştan sonra içlerinde çatışma yarattı. Selefi ideologlar direniş içinde gittikçe yerli Sufilerin yerini alıyorlardı. Anlaşma ile doğan barış kısa sürdü. Organize suçlar, işsizlik ve kaos radikal İslam için fırsat yarattı. İlk savaş sonrası Çeçenistan’a göç eden birkaç radikal İslamcı kendi gruplarını kurup, savaş ağası oldular. Onların içinde en öne çıkan Suudi doğumlu İbn el-Hattab ile Çeçen Şamil Basayev oldu[3]. Bu iki lider radikal İslam’ı Çeçen çatışmasının ideolojik çerçevesine yerleştirdi ve gençleri etkilemeye başladı. Şamil Basayev, Çeçenistan’da elde ettiği güç ile çatışmayı Dağıstan’a yaydı. Ruslar ağır kayıplar verdiler, çatışmalar birkaç hafta sürdü. Diğer tarafta Moskova’da apartmanlar bombalamaları da önemli sayıda kayıp verdirdi. Ruslar, Çeçen direnişine sivil halkı dikkate almadan önemli bir ateş gücü ile cevap verdiler. Çeçen direnişi lideri Aslan Maskhadov, gücünü artırmak, Şamil Basayev ve İbn el-Hattab’ı kontrol altına almak için İslamcı savaşçılara karşı gelmek yerine onları Çeçen kimliği ile birleştirmek istedi. Ancak, bu birleşme milliyetçi/ayrılıkçı çatışmada önemli bir kayma meydana getirdi ve cihat direnişin ideolojisi oldu[4]

1990’lar ve 2000’lerin ilk yarısında Kuzey Kafkasya’daki çatışmalar büyük ölçüde Çeçenistan ile sınırlı kalmıştı. Sonrasında saldırılar komşu cumhuriyetlere özellikle Dağıstan ve İnguşetya’ya, daha az ölçüde Kabardey-Balkarya bölgesine kaydı. Çeçenistan savaşının resmen bitişi sonrası, çatışmalar Kuzey Kafkasya’nın büyük bölümüne yayıldı. Direnişçiler, konvansiyonel savaştan terör taktiklerine geçtiler. En önemli olaylar olarak Moskova’da bir tiyatroda ve Beslan’da ki bir okulda rehin alma dikkati çekti. Ekim 2002’de Çeçen savaşçılar Moskova’da bir tiyatroda 800 kişiyi rehin aldı. Savaşçıların çoğu ve 120 kadar rehine Ruslar tarafından uyuşturucu gaz ile öldürüldü. Eylül 2004’de meydana gelen Kuzey Osetya’daki Beslan’da bir okuldaki rehin alma olayı sonucu çoğu çocuk yüzlerce kişi öldü ya da yaralandı. Mart 2005’de Çeçen lider Aslan Mashadov, Rus kuvvetleri ile savaşırken öldü. Ekim 2005’de Şamil Basayev, Kabardino-Balkarya’nın başkenti Nalçık’taki büyük taarruzu yönetti.  Haziran 2006’da Çeçen lider Abdülhalim Seydullayev öldürülünce yerini Doku Umarov aldı. Temmuz 2006’da ise İnguşetya’daki çatışmalarda Şamil Basayev öldürüldü. Nisan 2009’da Rusya, direnişe karşı savaşın bittiğini ve normalleşme sürecinin başladığını ilan etti. Temmuz 2009’da hükümetin illegal faaliyetlerini inceleyen gazeteci Natalya Estemirova, tutuklandı ve öldürüldü. Nisan 2010’da Doku Umarov, Mart ayında Moskova metrosuna yapılan intihar saldırısının sorumluluğunu üstlendi. Ocak 2011’de Moskova’daki Domodedovo havalanına saldırı yapıldı. Mart 2014’te Umarov öldürülünce yerini Kafkas Emirliği lideri olarak Aliaskab Kebekov getirildi ancak o da Nisan 2015’de öldürüldü.

(2) DAĞISTAN

Dağıstan’da yaklaşık 3 milyon nüfus dâhilinde 40’dan fazla etnik grup bulunmaktadır. Çeçenistan’da ise yarım milyon kadar insan yaşamaktadır ve neredeyse tek etnik grup vardır. Moskova tarafından çok yüksek miktarda para ile desteklenen Kuzey Kafkasya özerk cumhuriyetleri, merkezi yönetimce seçilen liderler tarafından, kısmen de Putin tarafından yönetilmektedir. Bu liderler demokratik evresel oy verme hakkına göre seçimle değil, doğrudan Rus devlet başkanı tarafından seçilir. Bu kişiler genellikle ordu ve içişleri bakanlığı içinden bulunur. Hâlihazırdaki İnguşetya (Yunus-bek Yevkurov), Kabardey-Balkarya (Yuri Kokov) ve Çeçenistan (Ramazan Kadirov) liderlerinin durumu da bu şekildedir. (15) 2014 rakamlarına göre, Kuzey Kafkasya’da en yüksek şiddet olayları Dağıstan ve Çeçenistan’da meydana geldi. Dağıstan’daki çatışmalarda 208 kişi ölürken ve 85 kişi yaralandı, Çeçenistan’da ise 52 kişi öldü ve 65 kişi yaralandı.

Dağıstan, Kuzey Kafkasya’nın en büyük cumhuriyeti ve tüm Rusya Federasyonu’nun en çok şiddet yaşanan ve idari yönetimi en yozlaşmış bölgesidir. FSB’ye göre; 2012’de tüm Rusya’da yaşanan 144 terör olayının 120’si Dağıstan’da yaşandı.(16) Etnik ve dil farklılıkları cumhuriyeti çok karışık bir hale getirirken, en radikal İslamcı gruplar dağlık yapısı nedeni ile burada yaşamaktadır. Bu yüzden Ruslar, Çeçenistan’dan ziyade Dağıstan’da zorlanmaktadır. Bu dağlık arazi tarihte sadece Rusları değil Persleri de çok yormuştur. Nadir Şah, 1744’de Dağıstan dağlarında en şiddetli çatışmaları yaşamıştı. Bir Pers atasözü şöyledir; “Allah ne zaman bir Şaha ceza verecek olsa onun aklına Dağıstan’ı işgal etmeyi sokar.

Dağıstan’da Sufi Müslümanlar ve Selefiler arasındaki ilk çatışmalar 1994 ve 1995’de meydana geldi. Kuzey Kafkasya’nın en büyük cumhuriyeti olan Dağıstan’daki şiddet olayları 1998’de Müftü Seyyid Muhammed Hacı Abubakarov’un öldürülmesi ile başladı. 1998’de İslamcı radikaller Makaşkala’da bir darbe girişiminde bulundu ve üç yerleşim merkezini içine alan Özel İslami Bölge ilan etti. 1999’da Şamil Basayev ve İbn el Hattab gibi Çeçen direnişçilerin Rus sistemin en zayıf halkası olan Dağıstan’daki hedeflere baskınlar yapması tesadüf değildi. 1990’ların sonu ve 2000’lerin başından beri Çeçen ayrılıkçı ve radikal İslamcılar arasında Batı ve Yahudi düşmanlığı güçlendi. 2007’de Çeçen İçkerya Cumhuriyeti başkanı olduğunu iddia eden Doku Umarov, Kafkas Emirliği’nin kurulduğunu ilan etti ve sadece Rusya değil İsrail Avrupa ve ABD’nin de düşmanları olduğunu söyledi.

Dağıstan, Rusya’ya karşı en şiddetli ayaklanmaların yaşandığı Çeçenistan üzerinde de etkisi vardı. Dağıstan’daki Müslüman ayaklanmacı örgüt Şari’ah Jamaat, Dağıstan’ı dört sektöre bölmüştü.(17) Ancak, Dağıstan’da devlet karşıtı eylemler günlük esasa dayalı idi. Radikal İslamcılar sadece Moskova’nın adamlarına değil, kendilerine göre ılımlı bulduklarına da saldırdılar. Örneğin 1 Temmuz 2012’de Dağıstan’ın en çok itibar gören Sufi Şeyhi, Said Efendi’yi öldürdüler. Dağıstanlı cihatçılar artan şekilde diğer cumhuriyetlerdeki rejim muhaliflerine yardım etmeye başladılar. Müslüman olmasına rağmen şeriat uygulamadıkları için pek çok hukuk adamını öldürdüler. Kremlin ise kendisine sadık olan Dağıstan Cumhuriyeti başkanı Ramazan Abdulatipov’a destek olmaya devam etti. Cihatçılara yardım ettiği düşünülenler ile ilgili bir seri yargısız infazlar yapıldı ama bu Dağıstan’daki harekete çok az etki etti. Güney Dağıstan’daki Derbent bölgesi Rusya’ya karşı kutsal savaşın merkezi oldu. 2013 yılında Soçi Olimpiyatlarının arifesinde Soçi’ye en yakın büyük şehir olan Volgograd terör saldırılarının yoğunlaştığı bir bölge oldu. Üç ay içinde çoğu ulaştırma sistemi üzerinde üç intihar bombacısı saldırısı yaşandı. Bu saldırıları Doku Umarov’un amaçlarından biri idi. (18)

 (3) KAFKAS EMİRLİĞİ (IMARAT KAVKAZ)

Kafkas Emirliği veya Imarat Kavkaz, milliyetçi İçkerya Çeçen Cumhuriyeti'nin ardılı kabul edilen, 31 Ekim 2007 tarihinde eski Çeçenistan lideri Dokka Umarov tarafından ilan edilen devlettir. Devlete bağlı askeri birlik Kafkasya Cephesi'dir. Abdül Halim Sadullayev’in öldürülmesinden sonra yerini alan Doku Umarov, İçkerya Çeçen Cumhuriyeti başkanı oldu. Ekim 2007’de Kafkas Emirliği’ni ilan ederek hem direniş ideolojisini hem de çatışma alanını değiştirdi. Daha önce Sufizme dayanan geleneksel İslam ile milliyetçiliği birleştiren Çeçen direnişçiler artık Vahabizm, Selefizm ve Hizb ut Tahrir’in izinde radikal bir görünüme girdi. Vilayeti Kafkas’ın amacı IŞİD şebekesine ve ikmal kanallarını kullanarak bölgeye Şeriat yönetimini getirmekti. Artık direniş Kafkasya’nın tüm bölgelerine yayılacak, temel ideoloji milliyetçilikten İslamcı cihada kayacak ve konvansiyonel direniş yerine terörizme dayalı daha parçalı ayaklanma yürütülecekti. (19) Emirlik, direnişi Çeçenistan’dan Karaçay-Çerkezya’ya tüm Kafkasya’ya yaydı. Ancak, direnişin doğasını Çeçen milliyetçiliğinden bölgesel cihada çevirdi ve geleneksel milliyetçi desteği göz ardı etti. Direnişin bölgeselleşmesi ve radikalleşmesi Ruslara ve bölgesel yöneticilere hem çatışmaları küresel cihat ile mücadele çerçevesine sokmalarına hem de laik ve milliyetçi savaşçıların çoğunu kendi saflarına çekme imkânı sağladı.(20)

Resim 2: Kafkasya Emirliği Bayrağı

 

Köken olarak Kafkas Emirliği Kuzey Kafkasya’daki diğer direniş örgütlerinin şemsiyesidir. Bunlar arasında Yarmuk Cemaat (Kabardey-Balkarya), Şeriat Cemaat (Dağistan), İnguş Cemaat ve intihar saldırıları ile tanınan Riyadus-Salikhin Fedai Tugayı da bulunmaktadır.(21) Kafkasya Emirliği beş vilayete bölündü;(22)

- Nokçiço (Çeçenistan),

- Dağıstan,

- Galgaiçe (Inguşetya ve Kuzey Osetya),

- Kabardino, Balkarya ve Karaçay birleşik vilayeti (Kabardino-Balkarya ve Karaçay-Çerkezya),

- Nogay stepleri (Krasnador ve Stavropol Krayıları).

Her vilayeti bir Amir yönetecek, şeriat mahkemesini yöneten Kadı, ideolojik başkan olacaktı. Amirler, Umarov’a bağlı olacak ve Umarov’un altındaki Meclis Şurası’nda Amirler, Yüksek Şura’da ise Kadılar yer alacaktı. Ancak, radikal İslam’ın bölgeye yayılmasında yaşanan direnç yanında çatışmaların diğer bölgelere yayılması konusunda Emirlik içinde anlaşmazlık çıktı.(23) Rusya destekli Ramazan Kadirov, gittikçe etkili bir ayaklanma karşıtı harekâta başladı. 2010 yılı içinde Kafkas Emirliği içinde liderlik krizi başladı. Kafkasya’daki direnişin ana problemlerinden biri yurt dışından gelen paranın kesilmesi oldu. Kuzey Kafkasya, küresel cihat için bir çevre bölge oldu ve kendi kaynağını yaratmak zorunda kaldı. (24)

Rusya içinde bazı büyük bombalama eylemleri yapıldı; 2009’da Nevskii tren bombalaması (21 ölü, 74 yaralı), 2010’da Moskova metrosu (40 ölü, 101 yaralı) ve 2011’de Domodedovo havaalanı (37 ölü, 180 yaralı). İnguşetya ve Dağıstan’da 2010-2011 yıllarında intihar bombalamaları yoğun olarak yaşandı. Emirliğin üst düzey liderlerinin öldürülmesi nedeni ile 2011-2012’de daha az aktif kaldılar. Yerel desteğin azalması ve artan hükümet baskısı da etkili oluyordu. ABD, Kafkas Emirliği’ni 2011 yılında terörist örgütler listesine aldı. 2010-2011’de zirve yapan saldırılar, 2012’den sonra %70-80 azaldı. Pek çok yorumcu bu azalmayı Soçi Olimpiyatları nedeni ile artan Rus terörle mücadelesine ve örgütün sahadaki üst rütbeli liderlerinin öldürülmesine bağladı.(25)

Eylül 2013’de öldürülen Doku Umarov’dan sonra iki halefi de öldürüldü. Umarov’dan sonra örgüt düşüş safhasına geçti. 2015’in sonunda Kafkas Emirliği iki nedenle en zayıf konumunda idi. Öncelikle Suriye’deki savaş ve özellikle IŞİD’in ortaya çıkışı bölgeye de etki etmişti. İkinci olarak örgütün lider kadrosunda önemli kayıplar yaşanmıştı. Direnişçilerin altyapısının büyük hasar görmesi ve savaşçıların diğer çatışma bölgelerine göç etmesi de bu düşüşte etkili oldu.

Kasım 2014'ten itibaren Kafkasya Emirliği orta düzey komutanları, IŞİD’in hilafeti ilan etmesinden sonra IŞİD lideri Ebu Bekr El Bağdadi’ye sadakatlerini açıklamaya başladılar. Ancak, bu emirlik içinde bir kriz yarattı, Kafkas Emirliği’ne sadık olanlar bu kişileri en kıdemli olan Rustam Asildarov’a ihanet etmekle suçladılar. Nokhchicho (Çeçenistan) vilayeti lideri Aslan Byutukayev Haziran 2015’de Dağıstan, Çeçenya, İnguşetya ve Kabardey’deki militanlar adına El Bağdadi’ye bağlılık sözü verdi. 23 Haziran 2015’te IŞİD sözcüsü Ebu Muhammed el-Adnani bu bağlılığı kabul etti ve Kuzey Kafkasya bölgesinde faaliyet gösteren yeni bir şubesi olan Kafkasya Eyaleti oluşturulduğunu ilan etti. Kafkasya Emirliği bağımsız olarak faaliyet göstermeye devam etti, ancak Nisan 2015'te Kebekov ve halefi Magomed Süleymanov’un birkaç ay sonra öldürülmesi de dâhil olmak üzere, büyük çaplı kayıplar yaşadı. 2015 yılının sonlarına doğru, Rusya'nın Kuzey Kafkasya Cumhuriyetlerinde faaliyet gösteren militanlar, büyük oranda IŞİD’in Kafkasya Bölgesinde birleşti. Örgüt 2010-2011’de 500’den fazla Rus güvenlik görevlisini öldürmüşken, bu rakam 2015-2016’da sadece 51’e düştü. Emirliğin genç savaşçılarının kitlesel olarak Ortadoğu’ya gitmesi ile örgüt oldukça zayıfladı. Selefilerin Kuzey Kafkasya’yı terk etmesinde Rusya’nın geleneksel olmayan İslam’a baskısı kadar bu ülkeye uygulanan yaptırımların yarattığı ekonomik krizin neden olduğu yerel desteğin azalması da etkili oldu. Kuzey Kafkasya’da Emirliğin muharip ve destekçi havuzunun sınırlı olduğu ortaya çıktı.

Haziran 2015’de IŞİD sözcüsü Ebu Muhammed el-Adnani, IŞİD’in Kafkasya vilayeti olarak Vilayet-i Kavkaz’ın kurulduğunu ilan etti. Dağıstan, Çeçenistan, İnguşya ve diğer Kuzey Kafkasya vilayetlerinden bir yönetim kurmuşlardı. Ağustos 2016’da Rus hükümeti saldırı hazırlığındaki 4 militanı St. Petersburg’da öldürdüler. Müteakiben örgüt, Moskova yakınlarında bir polis karakoluna saldırdı. Aralık 2016’da FSB, yedi örgüt elemanını yakaladı. Artık Kuzey Kafkasya’da büyük ölçekli bir gerilla savaşı yok. Örgüt, eleman bulmak, yerel destek kazanmak ve iş adamlarında para gasp etmek peşindedir.(26) Grubun artık Kuzey Kafkasya bölgesinde görünür bir varlığı yoktur çünkü üyelerinin çoğu yerel IŞİD bağlısı olan Kavkaz Vilayeti’ne gitti.

(4) SURİYE VE IRAK’TA KAFKAS SAVAŞÇILAR

Kafkasya’dan Suriye’ye Cihatçı Akını..

İlk Kuzey Kafkasyalı cihatçılar Suriye’ye 2012’de geldi. 2012-2013’den sonra Rusya’ya yönelik terörist saldırılarda %30 azalma oldu. Suriye’nin terörist faaliyetler için daha verimli olarak görülmesi ile Kuzey Kafkasya’dan bu ülkeye bir terörist trafiği yaşandı. Rusya, terör problemini çözmemiş, onu ülke dışına itmişti.(27) Çoğunlukla Dağıstan ve Çeçenistan, daha az sayıda Karaçay-Çerkez ve Kabardey-Balkarya’dan geldiler. Suriye’deki ilk Kafkasyalı aktif grup olan Çeçen liderliğindeki Jaysh el Muhajireen Wal Ansar (JMA), Ömer Şişhani tarafından Aralık 2013’te kuruldu. Kafkasyalı cihatçılar, önce El Kaide’nin Suriye’deki kolu olan El Nusra’ya yakın JMA’ya katıldılar. Zamanla örgüt dört parçaya ayrıldı. IŞİD’a katılan parçaya Ömer Şişhani komuta ediyordu. El Nusra’ya entegre olan diğer bir parça Suudi Mutassim Billah el-Madani tarafından yönetiliyordu. Üçüncü parça olan Suriye’deki Kafkas Emirliği ise El Nusra’ya yakındı ve Salauddin el-Şişhani komutasında idi. Junud al-Sham’a katılanlar ise Müslim el-Şişhani’ye bağlı idi. Suriye'de savaşanlara Emirlik verilmesine taraftarları tarafından olumlu bir şekilde bakılıyordu. Salauddin Şişhani, Suriye’de Kafkas Emirliği’nin resmi başka bir şubesini kurdu. Kafkasya Emirliği ise Dokku Umarov'a yaptıkları bağlılık yeminini sürdürdü.  Yeni lider olarak atanmasından sonra Aliaskab Kebekov, Suriye'deki Kuzey Kafkasyalılara diğer gruplarla uyum sağlamaktan ziyade bağımsız kalmalarını tavsiye etti.

Kuzey Kafkasya’daki genç Müslümanlar için IŞİD, yaşadıkları yerlerdeki hırsızlık, otoriterlik ve ekonomik durgunluktan kaçış yeri oldu. Sovyetler Birliği döneminde askerliğin mecburi olması ve Kafkasya’daki çatışmalarda tecrübe kazanan bu kişiler IŞİD’in lider kadrolarına geçtiler. Çeçenistan ve Dağıstan’dan pek çok Selefi cihatçı IŞİD adına savaşmak için Suriye’ye geldi.(28) 3.5000 Rus ve 2-4 bin Orta Asyalı, terör örgütlerine katılmak için Ortadoğu’ya gitti.(29) Rusya’ya göre Suriye’de rejim muhalifleri arasında savaşan İslamcı Çeçenler, 2013’de bu ülkeye gelmeye başladılar. 2015’in sonunda sayıları 3 bin, bazılarına göre ise 5 bine ulaşmıştı.(30) Kuzey Kafkasyalı gençlerin çoğu Suriye’ye Türkiye üzerinden gitti. Rus gizli servisi topluca gitmelerine yardım etti, seyahatleri için pasaport verdi.

Rus gazetesi Novaya Gazetta’ya açıklama yapan bir Dağıstan resmi görevlisi şöyle demekteydi; “Köyümüze gelen bir görüşmeci, FSB temsilcisi ile birlikte birkaç yer altı liderini getirdi ve onları cihat için yurt dışına gönderdi. Böylece buradaki savaş zayıfladı ve biz kurtulduk. Onlar savaşmak istiyordu, bırakalım savaşsınlar ama burada değil.(31)

The Economist dergisine konuşan, Çeçenistan ve Dağıstan İslam Konseyi eski üyesi Abas Mahmudov ise Suriye’de cihat için ölen oğlu için şöyle demekteydi; “Suç kayıtları olmasına rağmen seyahat etmek için Rus pasaportu aldı. Hatta ben oğlumun niyeti hakkında yetkilerle haber vermiştim.”

Benzer şekilde bölgede tanınmış bazı İslami din adamları Suriye’ye giderek, takipçilerini Ortadoğu’daki savaşa katılmaya davet ettiler. Onlardan biri olan Nadir Ebu Halid, Dağistan’da evinde gözetim altında iken aniden Ortadoğu’da IŞİD’a sadık biri olarak sahneye çıktı.

Çeçenler, Suriye’ye savaşmak için Türkiye üzerinden gitmişlerdi. Eylül 2015’den itibaren Rus hava kuvvetleri onları bombalayınca liderleri İstanbul’a para ve silah bulmak için geri döndüler. Ve temas ettikleri kişiler onların sonunu getirdi. Rus ajanlarının saldırıları ile öldüler. Son yıllarda İstanbul’dan sonra Kiev de Moskova’nın suikast eylemlerinin yoğunlaştığı bir şehir oldu. Rus istihbaratının düzenlediği suikastlarının uzun bir geçmişi var ve bunları “Rusya’nın örtülü operasyonlarının dönüşümü” başlıklı makalemizde daha önce ele almıştık. Rus istihbaratının “ıslak işler” adını verdiği bu suikastlar, küresel ölçekte aranan düşmanların tek tek öldürülmesini içeriyor. Bu düşmanlar sadece Kafkasyalı Çeçen ya da Dağıstanlı savaşçılar değil, rejim muhaliflerini de kapsıyor(32).

2015 yılının ortasında JMA liderlik bölünmesine uğradı ve Salauddin ile ona sadık savaşçılar, Kafkasya Emirliği'ne bağlılıklarını yineleyen daha küçük bir grup oluşturdu. Kafkas Emirliği’nin hiyerarşisi IŞİD’in etkisi ile oldukça değişti. Kafkas Emirliği ile IŞİD’in Kafkasya kolu birbirine karşı düşmanca bir şekilde var olmaya devam etmektedirler. İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısının arkasındaki Ahmet Çatayev ise 1990’lardaki iki Çeçen-Rus savaşına katılmıştı ve IŞİD’a katılmak için Suriye’ye gitmeden önce zamanını Ukrayna ve Gürcistan’da geçirmişti. İstanbul saldırısı ile birlikte Dağıstanlı, Kırgız ve Özbek bombacılar, IŞİD bölgesi dışında da intihar saldırılarına başladılar.

Suriye ve Irak’taki Kafkas Lejyonu..

Suriye’nin kuzeyindeki Arap El Ayn bölgesi 2014 yılında IŞİD kuşatması altında iken, IŞİD adına savaşanların başında Ömer Şişhani’nin (gerçek adı Tarkan Tayumurazoviç Batiraşvili) olduğu Çeçen güçleri bulunmakta idi. Aynı güçler Haziran 2014’te Musul’un alınmasına da katıldılar. Çeçenler, savaş tecrübeleri nedeni ile IŞİD’in şok birlikleri oldu; Rakka’da Suriye ordusunu yendiler, Musul’da Irak ordusunun şehirden kaçmasına neden oldular ve Suriye’nin kuzeyinde YPG/PKK ile savaştılar. Amerikalılar, Rus tecrübesini takip ederek Çeçenleri havadan avlayamacağını anlayınca şehir savaşlarına odaklandılar. Kafkas Emiri Ali Ebu Muhammed, IŞİD-El Kaide ve Jabhat El-Nusra arasında Batılılar karşı ortak bir cephe oluşturulması için aracılık ediyordu.(33)

Suriye devlet başkanı Beşar Esat’ın isteği üzerine Suriye’ye gelen Rus kuvvetlerinin ilk hava operasyonlarının hedefleri bu savaşçılar oldu. Putin, anavatandan uzakta yeni bir Çeçen savaşı başlatmıştı. Çeçenleri başında olan Ömer Şişhani, 2016’da öldürüldü. Suriye’deki “Kafkasya lejyonu” Rusya’nın genel stratejisine uygun bir tercih ve çok boyutlu anlamlar içeriyordu. Rusya’nın Kuzey Kafkasya’dan Çeçen birlikleri ve İnguş komandoları getirmesi oldu. O zamana kadar Rus düzenli kuvvetleri ülke içinde daha çok hava taarruzlarını yönlendirme ve destek verme işlerinde kullanılıyordu. Hama’da topçu ve özel kuvvetleri ile Lazkiye’de askeri danışmanlar Suriye rejimine destek oluyordu. Çeçen ve İnguş Tugaylarının gelmesi Kremlin’in güç kullanımında stratejik bir kayma oldu. Eylül 2015’de aniden Suriye’ye giren Rusya, Aralık 2016’da Halep’in geri alınmasından sonra önemli bir dönemeç başlamıştı. Çıkış stratejisi gereği Suriye’deki Rus kuvvetlerinin azaltılması gerekiyordu. Rus askeri polisi büyük ölçüde Kuzey Kafkasya’daki Çeçen, İnguş ve diğerlerinden oluşturuldu.(34) Halep ve Şam’ın Sünni bölgelerinde düzeni sağlıyorlardı.

Putin, bol para akıttığı Kadirov’a bağlı Çeçen Taburlarını dış politikada da farklı amaçlar için kullanmaya başladı. Suriye’deki savaş için Müslüman Çeçenlerin kullanılması stratejisi akıla geldi. Ruslar, terörle mücadele ettiklerini ve Müslümanlarla sorunlarının olmadıklarını söylediler. Putin, Kafkasya’daki Müslümanları böylesine bir sürece sokarak Suriye’nin Rusya Federasyonu’na olası yansımalarını önlemek istedi. Rusya, Çeçenleri topyekûn şeytanileştirmek yerine El Kaide ve IŞİD’e katılan Çeçenlere yanıt olarak müttefik Çeçenleri ‘barışı koruyan güç’ sıfatıyla sahaya sürdü.(35) Daha sonra buna Halep ve Humus’ta ‘inşa eden güç’ etiketini ekledi. Çeçenlerin, Halep’in yeniden inşasında rol aldığı haberleri çıktı. Kadirov Vakfı, Halep’te 900 yıllık Emeviye Camii’nin restorasyonuna el attı. Putin’in Suriyelilerin arasına gönderdiği askerler Emeviye Camii’nde saf tutup namaz kılıyor.

Kafkas Emirliği’ne bağlı Kabardey-Balkarya ve Karaçay vilayetinden savaşçıların İdlib bölgesindeki Fua ve Kafraya köyleri yakınlarında Suriye rejimine karşı savaştıkları haberleri 2017’de basına yansıdı.(36) Özetle Rusya ve Suriye’deki ana gruplar yok oldu; 2017 yılından itibaren Suriye’de sadece iki küçük grup aktif durumdadır. Moskava’nın Kafkasyalı savaşçılarının Suriye’deki görevlerinin ilk safhası Mart 2017’de bitti ve dönüşlerinde Kadirov kendilerine ödüller verdi. 19 Nisan 2017’de ise Kadirov yeni bir grubun Suriye’ye gönderileceğini açıkladı. İnguş Taburu ise Şam’daki muharip görevine devam ediyordu. Şimdiye kadar Çeçen ve İnguşların Suriye’deki görevleri sektörel kaldı ve gelecekte genişlemesi de beklenmiyor. Bu birlikler Moskova’nın bölgede etkisini artıracağı daha büyük stratejisinin bir parçası olmaya devam edecekler. 

 

15Pape, Robert A. and Feldman, James K., Cutting the Fuse: The Explosion of Global Suicide Terrorism and How to Stop It, University of Chicago Press, (Chicago, 2012), 58.

 16Lawrence, A. Franklin, Dagestan: New Epicenter of Muslim Terrorism in Russia, Gatestone Institution, (February 14, 2014).

17Dört bölge; Merkez bölge (başkent Makhaçkala ve çevresi), Dağlık bölge (Untsukul, Gimry, Balakhani vb.), Kuzey bölge (Khasavyurt, Kızılyurt ve Babayurt), Güney sektör (Derbend ve Tabasaran grupları).

18Guillory, Sean, Why the Terrorists Chose Volgograd, nextcity.org, (January 1, 2014).

19Hahn, Gordon M., The Caucasus Emirate Jihadists: The Security and Strategic Implications, Russia’s Homegrown Insurgency, Carlisle: Strategic Studies Institute of the US Army War College, 2012.

20Brown, Andrew, The Caucasus Emirate: Russia’s Homegrown Terrorists, The Journal on Terrorism and Security Analysis, Spring 2014, p.1.

21Fuller, Liz, Avar Theologian Named To Succeed Umarov As Insurgency Leader, Web Log Post, Radio Free Europe / Radio Liberty - Caucasus Report. N.p., 19 Mar. 2014. Web. 11 Apr. 2014.

22Hahn, ibid, (2012), 9.

23Swift, Christopher, Fragmentation in the North Caucasus Insurgency, Combating Terrorism Center at West Point RSS, November 1, 2010, http://www.ctc.usma.edu/posts/fragmentation-in-the-northcaucasus-insurgency.

24Williams, Brian Glyn, Ethno-Nationalism, Islam and the State in the Caucasus: Post-Soviet Disorder, Routledge, (London, 2007), 164.

25International Crisis Group (ICG), The North Caucasus Insurgency and Syria: An Exported Jihad? Brussels: International Crisis Group, Europe Report N°238, (16 March 2016).

26 Ratelle, Jean-François, The North Caucasus Insurgency: a Potential Spillover into the Russian Federation? in Michael Cecire, Caucasus Analytical Digest, No.93, Washington D.C., (April 4, 2017).

27Korb, Lawreence J., Priya Misra, Russia's Avoiding Its ISIS Problems, Not Solving Them, National Interest, (September 1, 2016).

28Rabil, Robert G., The Syria Crisis Has Evolved into an International Power Struggle, National Interest, (April 18, 2017).

29Korb, ibid, (September 1, 2016).

30Euronews, Moscow Targets Chechen fighters in Syria, (04 March, 2017).

31Ter, Marta, The Caucasus Emirate, The Other Russian Front, CIDOB, (December 2015).

32Stewart, Scott, Dirty Work of Russian Assasins, Stratfor, (Sep 14, 2017).

33Batchelor, John, Chechens Lead Way in ISIL War for Dominance, America.Al jazeera, (October 13, 2014).

34Saunders, Paul, Sergey Lavrov, The Interview, National Interest, (March 29, 2017).

35Taştekin, Fehim, Suriye’deki Kafkasya Lejyonu: Kadirov’dan Ötesi, Duvar Gazetesi, (21 Temmuz, 2017).

36 Weiss, Caleb, Causasus Emirate Branch Highlights Fighters in Syria, Long War Journal.org, (February 8, 2017).

37 Markedonov, Sergey, Russia in the Islamic World, CSIS, (June 27, 2012).