Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, "Önümüzdeki dönem para politikasının enflasyon üzerindeki etkileri daha belirgin görülmeye başlanacak. Enflasyonun yıl sonundan itibaren kademeli olarak aşağı inmesini öngörüyoruz." dedi.

Çetinkaya,  yaptığı açıklamada, TCMB olarak IMF-Dünya Bankası toplantıları kapsamında ABD'de gerçekleştirilen görüşmelerle enflasyon ve makroekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yapılan görüşmelerde bankanın öncelikle ekonomiye dair bakışını paylaştıklarını anlatan Çetinkaya, temelde bu yıl enflasyondaki yükselişin nedenlerini açıkladıklarını ve alınan para politikası tedbirlerini anlattıklarını söyledi.

Çetinkaya, Türkiye ekonomisinin son yıllarda dayanıklılığını defalarca ispatladığını belirterek, yaşanan birçok farklı nitelikteki şoka rağmen ekonomik büyümenin hemen hemen kesintisiz devam ettiğini dile getirdi.

Hızlı büyümenin geçmiş dönemlerin aksine dış dengede önemli bir bozulmaya yol açmadığına işaret eden Çetinkaya, şöyle devam etti:

"Bunun çeşitli sebepleri var. Birincisi, güçlü dış talep ve ihracatçılarımızın pazar değiştirme esnekliği. İkincisi, reel kura dair yaşanan gelişmeler. Üçüncüsü, kredilerdeki genişlemenin tüketimden ziyade üretimi destekleyecek şekilde kurgulanması. Dördüncüsü ise turizm gelirlerindeki toparlanmanın bu yıl hem toplam talebi hem de dış dengeyi desteklemesi. Küresel ticaretin toparlanmaya devam etmesi, önümüzdeki dönemde büyümeye ihracattan gelecek katkının sürebileceğine işaret ediyor"

TEDBİRLERİN ETKİSİ GEÇ YANSIYOR

Enflasyon tarafında ise geçen yılın ortalarından itibaren birçok farklı maliyet yönlü unsurun bir arada ortaya çıkmasıyla 2017 yılında çift haneli seviyelerin görüldüğünü anlatan Çetinkaya, özellikle sene başında yaşanan kur şoku ve emtia fiyatlarındaki artışların enflasyon beklentilerini olumsuz etkilediğini söyledi.

Çetinkaya, "TCMB olarak fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı engellemek için güçlü bir politika tepkisi verdik. Bu sürece destek amacıyla para politikasının öngörülebilirliğini de önemli ölçüde artırdık." diye konuştu.

Para politikasının belirli bir gecikmeyle işlediğini, Türkiye'ye dair çalışmaların, parasal sıkılaştırmanın enflasyon üzerindeki etkisinin genelde birkaç çeyrek sonra ortaya çıktığını gösterdiğini belirten Çetinkaya, şu ifadeleri kullandı:

"Gecikmeli kur etkisini de dikkate almak gerekiyor. Yaptığımız hesaplamalar, kur hareketlerinin enflasyon üzerindeki etkisinin bir yıldan daha uzun sürdüğünü gösteriyor. 2016 yılının son çeyreğinden itibaren yaşanan kur hareketleri hala mevcut enflasyon üzerinde etkili olmaya devam ediyor ancak pratikte bu gecikme dönemsel faktörlere bağlı olarak değişebiliyor. Ayrıca bu yıl kredilerde önemli bir genişleme yaşandı. Bu da para politikasının ekonomi üzerindeki etkisinin normal zamanlara göre daha geç ortaya çıkması anlamına geliyor"

SIKI PARA POLİTİKASINDAN TAVİZ YOK

Çetinkaya, maliyet yönlü etkilerin önemli bir bölümünün gelecek aylarda ortadan kalkmaya başlayacağını öngördüklerini bildirdi.

Bu yıl gıda fiyatlarında önemli arz şokları yaşandığını da hatırlatan Çetinkaya, "Gıda Komitesi'nin aldığı tedbirlerin de katkısıyla önümüzdeki sene burada bir normalleşme bekliyoruz. Para-maliye politikası koordinasyonunda da önemli ilerlemeler sağlandı. Bugün itibarıyla baktığımızda OVP’de yer alan bütçe büyüklükleri ve alınan tedbirlerin enflasyon üzerinde kayda değer bir yük getirmeyeceği anlaşılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Gelecek dönemde para politikasının enflasyon üzerindeki etkilerinin daha belirgin görülmeye başlanacağını düşündüklerini aktaran Çetinkaya, bütün bu faktörler göz önüne alındığında, enflasyonun yıl sonundan itibaren kademeli olarak aşağı inmesini öngördüklerini vurguladı.

Çetinkaya, "Bu çerçevede enflasyonu etkileyen unsurları yakından takip ederek sıkı para politikası duruşumuzu, enflasyon görünümü hedeflerle uyumlu olana kadar kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi.