NATO'YA BÖLGESEL ALTERNATİF Mi GELİYOR?

Ortadoğu kazanı foku fokur kaynarken ve bölgedeki gelişmeler karşısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın proaktif politika seçimi, Türkiyenin NATO üyeliği ve tercihinin sorugalanmasını kaçınılmaz kılıyor.  Bölgemizde her gün yeni bir gelişme yaşanırken, geçen hafta Tahranda, Nato'ya alternatif geliyor dedirtecek türden bir toplantı gerçekleştirildi. Sıradan görünen toplantının, bölgemiz açısından çok ‘derin’ bir önemi olduğunu düşünüyorum. İsterseniz, gelişmelere biraz yakından bakalım.

Zirveye Katılanlar: Türkiye, Rusya ve İran.  Toplantı yeri: İran’ın başkenti Tahran. Gerekçe: Astana'da varılan çatışmasızlık mutabakatının pekiştirilmesi. 

Türkiye, Rusya ve İran devletlerinin yetkilileri, 2 gün boyunca bölgesel dengeleri etkileyecek yeni mutabakatın ayrıntılarını görüştü. Temsilciler, anlaşmanın korunması ve geliştirilmesi için ortak bir karara varmaya çalıştı. Muhtemelen de vardılar. Kime karşı? Elbette, ABD  ve  NATO'ya karşı.

Zirvede 3 ülkenin temsilcileri,  var olan çatışmasızlığın korunması ve geliştirilmesinin mekanizmaları konusunda ortak bir karara varmak için çalışma yürütürken;  görüşmeler 6'ncı Astana oturumunun ön hazırlığı olarak değerlendiriliyor. 2 gün süren toplantıda alınan kararlar, Astana'da yapılacak oturum için de temel teşkil edecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alınacağını açıkladığı Rus S-400 Hava Savunma Sistemi nedeniyle tartışma konusu olan NATO ile ilişkiler henüz netleşmemişken ; Tahran toplantısının yankılarının bölgede çok önemli gelişmelere kapı aralatacağı anlaşılıyor.

Zirveye ev sahipliği yapan İran’ın bölgedeki denklemdeki durumu düşünülünce, Türkiye için bu durumu  ciddi bir yol ayrımı’ ya da yeni yol’ belirleme süreci olarak da değerlendirebiliriz. Nitekim, Avrupanın en önemli ülkesi Almanyanın önde gelen gazetelerinde bu gelişmelere paralel olarak ilginç makaleler yer almaya başladı bile.

Almanya'nın en etkili gazetelerinden olan ve 350 bin tirajlı Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin Türkiye uzmanı Rainer Hermann, Türkiye'de Yüksek Askeri Şura kararlarını ve devlet içindeki tasfiyeleri değerlendiren bir yazı kaleme aldı. Hermann, son dönemlerde Batı yanlısı askerlerin ve diplomatların tasfiye edildiğini ve yerlerine getirilen isimlerin NATO ve Amerika'ya mesafeli olan Avrasyacılar olduğunu yazdı


Gülen cemaatine ve Amerika'ya yakınlığı ile tanınan Hermann, YAŞ kararları için "Subaylar düzeyinde büyük bir değişikliğe tanık oluyoruz" ifadelerini kullandı. Ordudan ihraç edilen generallerin büyük çoğunluğunun Batı yanlısı olduğuna ve transatlantik kampta yer aldığına dikkat çeken Hermann, aynı durumun diplomatlar için de geçerli olduğunu belirtti.

Uzun yıllar Türkiye'de muhabirlik yapan ve çok iyi Türkçe bilen Rainer Hermann, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın referandum sonrası Hindistan, Rusya, Kuveyt ve Çin ziyaretinin, Türkiye'nin rotasını gösterdiğini belirtti.

Aynı makalede Erdoğan’ın da Avrasyacı geleneğini benimsediğini vurgulayan Hermann, bu konuda şunları yazıyor:

Rusya'da Batı karşıtlığının öncülerinden, Rusya'daki yeni sağın liderlerinden olan, aynı zamanda  Putin'in danışmanı da olan Aleksander Dugin ile Türkiyenin irtibat halinde olduğu iddia edilirken;  Erdoğan’ın muhtemelen onun sayesinde, Kasım 2015'te düşürülen Rus uçağından sonra gerilen Türkiye-Rusya  ilişkilerinin yeniden normalleştirmesini başarabildiği de ileri sürüldü.

 

Ciddi kısıtlılıklar yaşanır

Öte yandan ABD ve NATO kaynaklarına göre, NATO yeteneklerine entegre edilmeyecek S-400 bataryaları, uydulardan, radar sistemlerinden, erken-uyarı sistemlerinden, gelişmiş sensörlerden ve tüm bunları birbirine bağlayan taktik data-linkten oluşan bir ağ olmadan, balistik füze savunma kapasitesinde ciddi kısıtlılıklar yaşayacaktır. Ayrıca,Rusya'dan okunacak S-400’ler, Türkiye’ye yönelecek bir balistik füze tehdidini lançerden ateşlendiği andan itibaren izleyen ve rotasına ilişkin gerçek-zamanlı bilgi paylaşan bir sistem ağından mahrum olacak.

Bu kaygılar ve NATO'nun gizli toplantılarındaki görüşmeler, Türkiye'nin NATO için bir tehdite dönüşeceği endişesini taşıyor. Bu endişelerin başında ise bölgede Rusya, Türkiye İran'ın oluşturacağı askeri bir ittifakın gerçekleşmesinin olası olduğuna yöneliktir. Bu durum, bölgede NATO'ya karşı yeni bir ittifakın doğabileceği endişelerini de taşıyor ve NATO, bu gelişmeye karşı kendi planlarını hazırlamaya başlamış görünüyor.

Görünen o ki, gelişmeler bölgemizde kaynayan kazanı daha da kaynatacak ve bölgede yeni bir askeri ittifakın doğmasına kapı aralayacaktır.

NURAY BAŞARAN

.