Kaç gündür dilime takılan bir türkü. Yanıyorum, yanıyorum, yanıyorum hele, diye de devam ediyor. Neyse yananı bir gören olur nasıl olsa. Yanan pardon beklenen son nihayet gerçekleşti. Günlerdir yazmayı istedim ama Gökçek bakalım ne tepki verecek diye de bekledim. Allah var  Sayın Cumhurbaşkanına hem ümmetin lideri deyip hem de ümmetin liderine dirense de manevra alanı kalmayınca "emir demiri keser" diye 23 buçuk yılı manipule ederek istifa etti. Kendisine İngiltere'deki malikanesinde başarılar dileyelim diye düşünürken, O, Osman'la beraber şirketler kurarak belediye üzerinden neler yapabiliriz hesabında anladığım kadarıyla şimdilik.

Yerine seçilen Sincan Belediye Başkanı Mustafa Tuna ise mesajını en baştan verdi. Neymiş bir bakalım o mesaja "Hep beraber Ankara'mıza güzel hizmetler noktasında ele ele vererek çalışmaya devam edeceğiz. Akıl bedava herkesin aklına ihtiyacım var. Ortak akıl ile güzel hizmetlere vesile olacağımıza inanıyorum. Dürüst, şeffaf, adil bir yönetim. Bu anlayış ile hiç kimseye farklı muamele yok. Kimseye zulüm de yok. Uygulamalarımız bu yöndedir. Desteğinizi yanımda göreceğime inanıyorum gösterdiğiniz güvene layık olmaya çalışacağım. Sağ olun" 

Yeni başkanımızı Sincan da başarılı çalışmalarından tanıyoruz. Ankara'nın ihtiyacına cevap verebilecek mi derseniz, bunu da zaman gösterecek. Sincan'ın muhafazakar olan yapısında yakalanan başarı, Ankara geneline yayılabilecek mi, bunu da hep beraber göreceğiz. Temennimiz başarılı olunması ve başkanın rahatsızlıklarının buna engel olmaması.

Tekrar mesajlara dönecek olursak anlamak istediğimiz öz şudur,

Akıl bedava herkesin aklına ihtiyacım var. Kendinden başka diğer fikirlere de kulak verecek bir belediye başkanına Ankara'nın öyle ihtiyacı var ki.

 Dürüst, şeffaf, adil bir yönetim. Eski yönetimde göremediğimiz adamına göre muamele yapılan, denetlenemeyen, adillikten uzak, paraları zimmetine geçirip yurt dışına kaçan yöneticilerinden dolayı bütçe açığını kapatmak için vatandaşa aynı vergiyi mükerrer ödetmeye kalkan, emsal artışlarıyla rantçılık yapan, SÖĞÜT gölgesi altında yatıp, MÜCAHİT'lerle inşaat yapan,hafriyat molozlarını NİSPET yaparcasına paraya dönüştüren, ocak ayında bile ağaç ve çiçek dikip, müfettişlere "napalım kardeşim Ankara'yı en yeşil şehir yapmak için uğraşıyoruz deyip paraları tekrar tekrar iç eden, mesela Mamak'ta yol, kanal sorunu varken, Çayyolu ve Ümitköy'de kapattıkları boş arsalara kanal döşeyip müteahhitlere hazır hale getiren, Sıhhiye köprüsünün altında sıkılan portakal sularından, engellilere kiralanan simit tezgahlarından, Ankaparkın dinazorlarından, Mavi Göl'e konacak maymunlardan, Hıdırlık'taki otel uçak projeleri üzerinden hayal ve umut pazarlayanlardan, sit alanı höyüklerin tepesinden, konya yoluyla eskişehir yolu arasını gökdelen bölgesi ilan edip malı götürenlerden bir daha müsamaha gösterilmeyeceği ve bunu yapanlardan hesap sorulacağı bir yönetim arzuluyoruz.

Kimseye zulüm de yok. anladığımızı yazmaya bile gerek yok, çünkü bu mesajdan herkesin anlayacağı cevap besbelli.

Başkan mesajını verdi, biz de temennilerimizi yazdık. Herkesin, vatandaşın da, bürokratın da kısacası Ankara'da yaşayan herkesin beklentisi.

Genel teamül olarak yönetici kadroda olanların genel sekreter de dahil istifaları alındı. Mutlu bir gelişme. Zaten başkanında yapması gereken buydu. Sömürge imparatorluğunu yok etmek için valilerin, subaşıların, ve onlara uyan yeni çerinin kellesini almak lazım. Yoksa yeni gelenin hükmü olmaz, hatta eskinin yanlışlarını düzelteyim derken, bir bakmışsın eskinin hataları sana mal olmuş, seni boğmakta. Ayrıca  eski birden bire tweet bile atar "bir buçuk yıl hayırlı olsun", gözüm üzerinizde meselesi yani.

Her şey çok yeni olmasına rağmen, şimdi gelelim sokaklarda konuşulan sözlere. 

Başkan bürokrat tayfasının istifasını almakla iyi etti, ama son 3 ay içerisinde kadroya ve işe alınanlar iyi incelenmeli, ayrıca belediye şirketleri olan Bitlerle iş yapan firmaların, sözleşmeleri istifadan hemen önce uzatıldı, hatta duyumlarımıza göre herkes pusuya yatmış , bu düzen böyle gider, biz malı götürürüz deyip sistemdeki nemalaşmanın devam edeceği, Tuna İnşaat ve Çevik inşaat gibi firmaların başköşeye oturtulacağı, çerkez iş adamlarının pastanın çilekli kısımlarını yiyeceği, hafriyattan ve otoparklardan rantın daha da büyüyerek devam edeceği, Sincanda ilçe başkanını belediye başkanı yapmak için oynanan ayak oyunlarının büyük şehre taşınacağı.

 Dedikodu yapma Hakan, dediğinizi duyar gibiyim. Lakin konuşulanlar aynen budur ve elçiye zeval olmaz.

Ankara'nın yeni başkanına başarılar dilerken, eski yönetimi ve artıklarını hatır, gönül dinlemeden temizlemesini, sokak söylencelerinin doğru olmadığına bizleri canı gönülden inandırmasını ve şehrin meleklerine görev düşmemesi en büyük temennimizdir.

hakanpolat006@gmail.com

hakanpolat006 tweetter