İbb Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat Hastaneye Sevk Edildi: Cezaevinden Ambulansla Çıkışın Perde Arkasında Neler Var?

İbb Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat Hastaneye Sevk Edildi: Cezaevinden Ambulansla Çıkışın Perde Arkasında Neler Var?

İstanbul’un nefesini tutarak takip ettiği inanılmaz bir olay daha gün yüzüne çıktı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik akıl almaz bir ‘terör’ soruşturması kapsamında Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutulan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, adeta bir film sahnesini aratmayan gelişmelerle hastaneye sevk edildi. Bu sıradan bir sevk değil, tam anlamıyla bir sağlık dramasının zirvesi! Yakın zamanda anjiyo olmuş, vücudunda tam 6 stentle hayata tutunan Polat, iki gün önce hipertansiyonun pençesine düşüp fenalaşarak herkesi şaşkına çevirmişti. Ve şimdi, Silivri’nin gri duvarlarından ambulansla hastaneye uçarcasına götürüldü!

Polat’ın avukatı Erkam Erdem, bu çarpıcı gelişmeyi duyururken yürekleri ağza getirdi. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Cezaevinde görüşmek istediğimizde orada olmadığını öğrendik, ambulansla hastaneye sevk edilmiş! Umarız bu, beklediğimiz o büyük sevklerden biridir ve acil bir durumun gölgesi altında gerçekleşmemiştir” diyerek adeta bir umut fırtınası estirdi. Herkesin aklındaki soru şu: Bu sevk, Polat’ın sağlık destanında yeni bir sayfa mı açıyor, yoksa beklenmedik bir krizin habercisi mi?

İki gün önceki olay ise tam bir gerilim filmi gibiydi! Hipertansiyonla sarsılan Polat, cezaevinin revirinde ilk müdahaleyle hayata tutundu, ardından Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Tedavi sonrası tekrar cezaevine geri dönse de, tam teşekküllü bir hastaneye sevk talebi dün kabul edilince herkes derin bir nefes aldı. Ancak bu nefes, şimdi yeni bir merak dalgasıyla kesiliyor: Polat’ın durumu ne kadar kritik?

Son 4 yılda 3 kez anjiyo geçiren ve 6 stentle adeta bir mucizeyi yaşayan Polat, emniyetteki ifadesinde sağlık mücadelesini tüm çarpıcılığıyla gözler önüne sermişti. “İki hafta önce son anjiyomu oldum, toplam 6 stentim var! İki damarım hâlâ tıkalı ve yeni bir anjiyo kapıda. Tedavim sürüyor, ilaçlarım benimle. Tiroid kanseri geçirdim, düzenli pet çekimleriyle vücudumda başka bir kanser var mı diye takip ediliyorum. Uyku apnem yüzünden cihaza bağlı uyuyorum, hipertansiyon ve şeker hastalığım da cabası!” Bu sözler, Polat’ın sıradan bir insan olmadığını, adeta bir sağlık savaşçısı olduğunu haykırıyor!

Peki, bu destansı hikâyenin temelinde ne yatıyor? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İBB’ye yönelik başlattığı ‘terör’ soruşturması, Polat’ı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ı ve 4 diğer şüpheliyi hedef aldı. “PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek” suçlamasıyla başlayan bu inanılmaz süreç, hakimliğin Polat, Şahan ve Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan’ı tutuklama kararıyla doruğa ulaştı. Şimdi ise Polat’ın hastaneye sevki, bu soruşturmanın gölgesinde yepyeni bir boyut kazanıyor.

Silivri’den hastaneye uzanan bu olağanüstü yolculuk, sadece bir sağlık meselesi değil, aynı zamanda bir dayanıklılık ve umut hikâyesi! Polat’ın durumu, İBB’deki çalkantılı günlerin ortasında tüm gözleri üzerine çekiyor. Acaba bu sevk, onun için bir kurtuluş mu olacak, yoksa yeni bir mücadelenin başlangıcı mı? İstanbul, nefesini tutmuş bekliyor!