656.'sı düzenlenen ‘Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin’ bilinmeyenleri

656.'sı düzenlenen ‘Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin’ bilinmeyenleri

656.'sı düzenlenen ve Türk güreşinin en büyük organizasyonu sayılan tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde bu yıl çok sayıda pehlivan sahaya çıkacak. Günümüze kadar yüzlerce kez yapılmış olan tarihi Güreş organizasyonun efsanesi ve bilinmeyen yönleri haberi

Tarihi Sarayiçi Er Meydanı'nda kule hakemlerinin çağrısıyla sahaya gelen ‘minik 1 boy’ pehlivanları rakipleriyle kol bağlamaları sonrası peşreve çıktı.

Sarayiçi'ndeki organizasyonun ilk gününde mücadeleler 656. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin saat 18.00'deki açılış törenine kadar sürecek.

 

 

Yüzlerce pehlivan mücadele edecek

Bu yıl minik 1 boyda 140, minik 2 boyda 151, teşvik 1 boyda 145, teşvik 2 boyda 174, tozkoparan boyda 209, ayak boyunda 228, deste küçük boyda 116, deste büyük boyda 75, küçük orta küçük boyda 339, küçük orta büyük boyda 160, büyük orta 112, başaltı da 67, baş boyunda 60 pehlivan mücadele edecek. 

Yarın başaltı ve başpehlivanların mücadeleleri de gerçekleşecek.Organizasyon, pazar günü yapılacak başpehlivanlık final güreşleriyle tamamlanacak

 

 

İşte bilinmeyen yönleri ile Kırpınar Yağlı Güreşi:

 

Kırkpınar efsanesi

Kırkpınar yağlı güreşleri ile ilgili birçok söylenti vardır. Bunlardan en yaygın olanı da şöyledir; Rumeli’nin fethi sırasında Orhan Gazi’nin kardeşi Süleyman Paşa 40 askeriyle Domuzhisarı Kalesi ile birlikte birkaç kaleyi de ele geçirir. Bu birlik geri dönerken, bu gün Yunanistan sınırları içerisinde kalan Samona’ daki molalarında güreş tutuşurlar. Bunlardan ikisi yenişemezler.  Daha sonra iki güreşçi bir Hıdırellez gününde (6 Mayıs)  yeniden güreşe tutuşurlar. Güreş sabah erkenden başlayıp gece yarısı iki güreşçinin ölümüne kadar sürer.  Arkadaşları tarafından orada bulunan bir incir ağacının altına defnedilirler. Yıllar sonra arkadaşları aynı yere tekrar geldiklerinde İki pehlivan arkadaşlarının gömülü oldukları yerde temiz ve gür pınarların şırıl şırıl aktığını görürler. Bunun üzerine o yer “Kırkpınar” olarak adlandırılır ve böylece Kırkpınar Yağlı Güreş geleneği başlar.

 

 

Güreşlerin Yapıldığı yer

Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sonrasında Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bu gün Yunanistan sınırları içinde kalan Samona köyü civarında bulunan Kırkpınar Çayırından Edirne-Mustafa Paşa yolu üzerinde yer alan Viran tekke mahalline taşınmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra güreşler Edirne’nin Sarayiçi bölgesinde yapılmaktadır.

 

 

Başpehlivan

Kırkpınar’ın en büyük ödülünü “başpehlivan” alır ve bir yıl süreyle “Türkiye Başpehlivanı” unvanını elinde tutar. Bu unvanı üç yıl arka arkaya koruduğu takdirde Altın kemerin sahibi olur. Diğer kategorilerde birinci olanlara ve dereceye giren pehlivanlara verilen ödül ise özendirme niteliğindedir. Pehlivan ödülü para olacağı gibi at, öküz, dana veya koç da olabilir. Eski yıllarda Başpehlivana deve, baş-altı pehlivanına boğa, büyük-orta’ ya kısrak, diğer boylara da bunlara benzer ödüller verilirdi.

 

Kırkpınar başpehlivanları

1924 Arnavut Benli Abdullah

1925 Geçkinli Yusuf Pehlivan

1926 Edirneli Kara Emin

1927 Manisalı Rıfat

1928 Kandıralı Kayakçı Ahmet

1929 Gastivarlı Mülayim Pehlivan

1930 Bandırmalı Kara Ali

1931 Bandırmalı Kara Ali

1932 Bandırmalı Kara Ali

1933 Bandırmalı Kara Ali

1934 Gastivarlı Mülayim Pehlivan İle Tekirdağlı Hüseyin Alkaya

1935 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya

1936 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya

1937 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya

1938 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya

1939 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya

1940 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya

1941 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya

1942 Kurtdereli Mehmet

1943 Babaeskili İbrahim Esdi

1944 Hayrabolulu Süleyman

1945 Babaeskili İbrahim Esdi

1946 Sındırgılı Şerif Pehlivan

1947 Düzceli Çolak İsmail Atay İle Hayrabolulu Süleyman

1948 Kuleli Mustafa Pehlivan

1949 Sındırgılı Şerif Pehlivan

1950 Hayrabolulu Süleyman

1951 İzmitli İrfan Atan

1952 Balıkesirli Tarzan Mehmet

1953 İzmitli İrfan Atan

1954 Samsunlu İbrahim Karabacak

1955 İzmitli İrfan Atan

1956 Samsunlu İbrahim Karabacak

1957 Bandırmalı Hasan Acar

1958 İzmitli Adil Atan

1959 Samsunlu İbtahim Karabacak

1960 Samsunlu İbrahim Karabacak

1961 Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı

1962 İzmirli Kara Ali Çelik İle Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı

1963 Adapazarlı Sezai Kanmaz

1964 Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı

1965 İzmirli Kara Ali Çelik

1966 Ordulu Mustafa Bük

1967 Ordulu Mustafa Bük

1968 Ordulu Mustafa Bük

1969 Babaeskili Nazmi Uzun

1970 İzmirli Kara Ali Çelik İle Karamürselli Aydın Demir

1971 Hasan Şahin

1972 Arap Mustafa Yıldız

1973 Ordulu Davut Yılmaz

1974 İzmirli Kara Ali Çelik

1975 Yarıda Kaldı

1976 Karamürselli Aydın Demir

1977 Karamürselli Aydın Demir

1978 Karamürselli Aydın Demir

1979 Sabri Demir

1980 Muğlalı Mehmet Güçlü

1981 Arap Mustafa Yıldız

1982 Denizlili Hüseyin Çokal

1983 Denizlili Hüseyin Çokal

1984 Denizlili Hüseyin Çokal

1985 Sabri Acar

1986 İbrahim Gümüş

1987 Recep Kılıç

1988 Recep Gürbüz

1989 Saffet Kayalı

1990 Karamürselli Ahmet Taşçı

1991 Karamürselli Ahmet Taşçı

1992 Karamürselli Ahmet Taşçı

1993 Karamüesrlli Ahmet Taşçı

1994 Karamürselli Ahmet Taşçı

1995 Karamürselli Ahmet Taşçı

1996 Karamürselli Ahmet Taşçı

1997 Karamürselli Ahmet Taşçı

1998 Cengiz Elbeyi

1999 Karamürselli Ahmet Taşçı

2000 Karamürselli Ahmet Taşçı

2001 Ankaralı Vedat Ergin

2002 Karslı Savaş Yıldırım ( Dopingli Olduğu Anlaşılınca Yerine Hasan Tuna Başpehlivan İlan Edildi )

2003 Kenan Şimşek

2004 Samsunlu Recep Kara    

2005 Şaban Yılmaz

2006 Osman Aynur

2007 Recep Kara

2008 Recep Kara

2009 Mehmet Yeşil Yeşil

2010 Mehmet Yeşil Yeşil

2011 Ali Gürbüz

2012 Ali Gürbüz

2013 İsmail Balaban

2014 Fatih Atlı

2015 Orhan Okullu

2016 Recep Kara

 

Cazgır

Yağlı güreşte pehlivanları seyircilere tanıtan, güreşe başlatan kişiye “Cazgır” veya “Salavatçı” denir. Cazgır hakem heyetinin eşleştirdiği pehlivanların adlarını, sanlarını, oyunlardaki hünerlerini, uygun mısra ve dualarla tanıtır.

 

 

Yağlanma

Güreşler, kavranması güç olsun diye, pehlivanlar güreş meydanının uygun bir yerinde yağ ve su ile doldurulmuş kazanların etrafında yağlanırlar. Pehlivanlar önce sağ el ile sol omuza, göğüse, kol ve kispete yağ sürerler, daha sonra sol el ile aynı işlemi yaparlar. Güreş başladıktan sonra pehlivanlar çayırda dolaşan ibrikçilerden diledikleri zaman yağ ve su alabilirler.

 

 

Peşrev

Peşrev, bir ısınma ve kültür-fizik hareketidir. Ahenkli bir şekilde yapılan bu hareketler, seyircilerin zevkini okşar, pehlivanın moralini yükseltir. Pehlivan peşrev ile nefesini, kaslarını ve kalbini biraz sonra başlayacak olan mücadeleye hazırlar.

Güreşmek üzere hakem heyeti önüne gelmiş pehlivanların cazgır tarafında takdimi ve duası yapıldıktan sonra verdiği işaretle, çalınmaya başlayan davulların ve zurnaların nağmeleri arasında pehlivanlar ahenkli bir şekilde ellerini ve kollarını sallayarak peşreve başlarlar. Peşrevde üç kez ileri, üç kez de geri gidişten sonra yere sol diz ile çökülerek önce sağ el yere, dize, dudağa ve alına üç defa değdirilir. Hatta bazıları tarafından bir ot koparılarak ağza alınır ve ısırılır. Bu merasim bittikten sonra tekrar sıçrayarak arada sırada “Hayda bre pehlivan” diye bağırılır. Karşılıklı gidiş ve gelişten sonra hasmın paçaları yoklanır ve sırtı sıvazlanır, enseler bağlanır, eller tutuşur ve birkaç defa sallanılır, güreşe böylece girilmiş olur.

 

 

Kispet

Yağlı güreşe çıkan her pehlivanın güreş malzemesinin başında “Kispet” gelir.  Manda, dana ve malak derisinden yapılan kispetin bel kısmı dört parmak genişliğinde ve kalın olur. Beli sarması için kalın ip geçirilir, bu kısma “Kasnak” denir. Kispetin diz kapağının altına gelen yere “Paça” denir. Paça ile baldır arasına “Paçabent” denilen keçe konur, deri kısım keçenin üzerine çekilir ve üzeri sicimle sıkıca bağlanır. Sıkı bağlanmayan paçadan içeri giren parmaklar sayesinde oyun almak kolaylaşır.

 

 

Zembil

Kispetler “Zembil” adı verilen sazdan yapılmış bir torbada taşınırlar. Güreş bittiğinde kispet temizlenir derisinin kurumaması için yağlanır ve bir sonraki güreşe hazırlık yapmak üzere zembile konur. Güreşi bırakan pehlivan zembilini duvara asarak bir daha güreşmeyeceğini anlatmak ister.

 

 

Davul ve Zurna

Kırkpınar da davul ve zurnacılık belli gruplara açık artırma ile verilir. Davul ve zurnalar eşliğinde güreşçiler “Tutuş” a çağrılır ve güreş havaları ile hem pehlivanlar, hem de seyirciler coşturulur.

 

 

Kırmızı dipli mum

Kırmızı dipli mum bildiğimiz parafin mumların dip tarafına kırmızı boya sürülmüş olanıdır. Kırkpınar ağalığını yüklenen kişiler Mart ayı başından itibaren köylere, kasabalara, şehirlere “Mühürlü Kırmızı Dipli Mumları” göndererek panayırın ne zaman açılacağını, güreşlerin hangi tarihte yapılacağını bildirirlerdi. Kırmızı dipli mumlar köy ve kasabaların kahvelerinin yüksekçe bir yerine asılır, böylece herkes Kırkpınar’a davet edildiklerini anlarlardı.

 

Yağlı güreş oyunları

Yağlı Güreşlerdeki oyunlar; ayakta yapılan oyunlar ve yerde yapılan oyunlar olarak maksatlarına göre, Elense, İç tırpan, dış tırpan, kazkanadı, ayakta güreşi bağlama, budama, paça, kazık, kepçe, ters kepçe, kılıç atma, payanda, kemane, kemane çekme, kol bastı, tilkikuyruğu, köpek kuyruğu, yerde sürüme, köstek, künde (oturak kündesi, ayak kündesi, şark kündesi, bel kündesi), boyunduruk,  kurt kapanı,  yanbaş ve kombine oyunlar paça kazık, ellerin kenetlenmesi, sarma, cezayir sarması gibi sıralanabilir.

 

 

Yağlı güreşlerde cezalar

Ceza gerektiren konular şunlardır:

Rakibe, hakeme veya seyircilere söz veya el kol hareketi ile hakaret etmek,Güreş esnasında rakibi ile münakaşa etmek, tartışmak,Ciddi güreş yapmamak, şikeyapmak. Yağlı güreşlerde yasak oyun ve diğer yağlı güreş kurallarına uymamak, hakem uyarılarını dinlememek. Müsabakalar eleme usulü olup, yenilen elenir, kazanan devam eder.

 

AVAZTURK